3 Aralık 2022 Cumartesi

NAMAZ (ŞİİR)

 Durum ki birileri hem Müslümanları bilim ve teknoloji konusunda üretici olmamaya

Hem de hem bilime ve teknolojiye hem de bilim ve teknoloji üretenlere karşı

Olmaya yönlendirmeye çalışmakta

Örnek ki 'Aşı düşmanlığı'

Yani hem aşı üretmiyorlar, hem de üretilen aşıya düşmanlık ettiriyorlar

Oysa Muhammed 'Bilim/İlim/İlm Çin'de de olsa gidip öğrenin' dedi,

Durum ki dini inançları cehalet, mantıksızlık, nefs, siyaset, ve özel sektör

Kendilerine doğru sündürmeye, esnetmeye, benzetmeye çalışmakta

Örnek ki Batıda, boyunları haç kolyeli bikinili sözde Hıristiyanlar(Hristiyanlar)

Kendilerine 'Hıristiyan' diyen siyasi partiler var

Oysa din ahlak, edeb, utanmak da demektir

Ve siyaset dine aykırıdır çünkü siyaset toplumu bölen

Ve insanları birbirlerine düşman eden yandaşlık, akıldışılık, bilimdışılık, ahlakdışılık

İnsanlıkdışılık dünyasıdır,

Yahudilerin temel özelliği dikkat, ve içsel dayanışmadır

Çünkü Yahudilerin, insanlarını var oluşlarından beri kayıt altına almaları bunun örneğidir

Yahudilerin kutsal kitabı tarihsel insanlarının soylarını tektek(tek tek) yazar

Yahudilerin içsel dayanışmalarının örnekleri ise kutsal kitaplarındaki 

Örnek ki 'Yahudiden faiz almayacaksın, Yahudi olmayanlardan faiz alacaksın'

Ve 'Yahudiye bozuk et satmayacaksın, bozuk eti Yahudi olmayanlara satacaksın'

Gibi emirlerdir,

'Namaz' konusundaki ilk ilginçlik 'Na' ile başlamasıdır

Çünkü 'Na' ön eki Arabçada olumsuzluk belirtir

Örnek ki 'Müsait' sözcüğü(kelimesi) 'Uygun' anlamında 

Ancak 'Namusait' sözcüğü 'Uygun olmayan' anlamındadır

Türk dil kurumu diyor ki 'Na ön eki farsçadır, müsaid ise Arabçadır'

Bu durumda 'Namüsait' sözcüğü yarı Farsça, yarı Arabça olmakta

Öyle ise 'Namaz' sözcüğündeki 'Na', ve 'maz' nedir

İlginç ki Türk dil kurumu 'Namaz sözcüğü Farsçadır' diyor

Tıpkı 'Peygamber sözcüğü Farsçadır' dediği gibi

Ancak Kuran Arabça olduğuna göre Kuran'da neden Arabça yerine Farsça yazsın

Bu durumda 'Demek ki Kuran'da namaz, ve peygamber yazmıyor' diye düşünülür

Acaba Türk dil kurumu mu yanılıyor 

Çünkü 'Namaste/Namazte' sözcüğü 'Selamlamak, selam' anlamında Hintçe ise

'Namaz sözcüğü nasıl Farsça oluyor?' diye düşünülür

'Nazik' sözcüğü de Türk dil kurumu'na göre 'Farsça' imiş

Bu durumda açık ki 'Nazik' sözcüğü de 'Na' ve 'zik' sözcüklerinden oluşmakta

Ve 'Zik olmayan' anlamı içermekte, öyle ise 'Zik' nedir

Büyük olasılıkla 'Dik olmayan' anlamındadır yani 'Kaba, küstah, barbar, inatçı olmayan'

Anlamında, yani büyük olasılıkla Farsçaki 'Zik' Türkçedeki 'Dik' demek

Bir de Türkiye'deki 'Nazilli' ilçesi var, ve Türk dil kurumu'na göre 'Zil' de Farsça sözcük

Bu durumda 'Nazilli' sözcüğü de 'Zilli olmayan' anlamına gelmekte

Ve pek anlam içermemekte, acaba doğrusu 'Nazilli' değil mi

Ya da 'Na+zil' değil de 'Naz+il+li' mi yani 'Nazlı il, nazlı yer' anlamında mı

Öyle ise 'Namaz' sözcüğünün anlamı nedir, üstelik de 'Namas' Hintçe sözcük iken,

'Maz' sözcüğü Türkçede 'Su, kara(toprak)' gibi anlamlara geliyormuş

Bu durumda namaz sözcüğü 'Su olmayan' ya da 'Toprak olmayan' anlamına gelir

Bu durumda 'Acaba namaz susuz yani abdestsiz mi yapılır?'

Ya da 'Namaz toprak üzerinde yapılmaz

Namaz için bedeni örnek ki seccade, hasır, kilim, halı gibi şeylerle

Topraktan ayırmak mı gerekir?' diye düşünülür

'Maz' sözcüğü Letonca da 'Fazla değil' anlamına geliyormuş

Bir de Türkçede 'Kilim dokuyan insan' anlamına gelen 'Mazman' sözcüğü var

'Mazman'daki 'Kilim' anlamı namaz sözcüğündeki 'maz' ise bu durumda namaz sözcüğünün

Anlamı 'Kilimsiz' anlamına gelir yani 'Doğrudan toprak üzerinde' anlamına gelir

Bu durumda da 'Su, toprak' anlamına gelen 'Maz' sözcüğü ile çelişki, zıtlık oluşur,

Namaz konusunda sözsel sorunlardan başka bir de İslamsal sorunlar görülmekte

Ve bu sorunlar daha 'Ezan' aşamasında görülmekte

Çünkü hadis 'Ezanı makamsız okuyun' demekte 

Ancak ezan da, Kuran da makamlı okunmakta

Hadis 'Gürültü yapan bizden değildir' demekte

Ancak ezan gürültü cihazı olan hoparlörlerle okunmakta

Durum ki hadislere gerekli önem, özen, duyarlılık gösterilmekte,

Namaz konusundaki bir başka yanlış da 'Namaz dinin direğidir' sözüdür

Çünkü Türk dil kurumu'na göre 'Direk' sözcüğü Türkçedir tıpkı 'Bayram' sözcüğü gibi

Bu durumda açık ki Kuran'da 'Direk' sözcüğü geçmez, Muhammed de 'Direk' demiş olamaz

Kuran'da 'Kurban bayramı, Ramazan bayramı' yazmaz

Muhammed de 'Kurban bayramı, Ramazan bayramı' demez

Bu durumda 'Acaba Türkiye'deki Müslümanlar mı yanılmakta

Yoksa birileri Türkiye'deki Müslümanları yanıltmaya mı çalışmakta?' diye düşünülür

Çünkü örnek ki Muhammed 'Sultanlarla düşüpkalkan alim bile hırsızdır' demesine karşın

Öz bebek kardeşlerini yani bebekleri

Öz çocuk kardeşlerini yani çocukları bile öldürtmekten çekinmemiş Osmanlı sultanıları

Baştaçı edilmekte, övülmekte

Bu durumda 'Acaba Türkiye'deki Müslümanlar mı yanılmakta

Yoksa birileri Türkiye'deki Müslümanları yanıltmaya mı çalışmakta?' diye düşünülür,

'Dinin direği nedir?' sorusunun yanıtı(cevabı) açık ki namaz değildir

Çünkü Muhammed örnek ki 

'Alimin uykusu bile cahilin ibadetinden üstündür'

'Sofra hazırsa, sofradakileri bekletmeyin, namazınızı erteleyin'

'İlm öğrenmenin sevabı kırk yıl ibadetin sevabıdır'

Kılıç çekmeden, mızrak vurmadan, ok atmadan Allah yolunda bir saat durmak 

Göz ucu kadar isyansız altmış senelik ibadetten üstündür' diyor ki bu hadis de 'Cihad'ı

Kılıç, kalkan, silah cihadı sananların da yanlış yolda olduklarını anlatır,

'Dinin direği'nin ne olduğunu

Dini tanımlayan Din hadisileri anlatmakta

Din hadisileri diyor ki 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır'

Bu durumda 'Acaba Türkiye'deki Müslümanlar mı yanılmakta

Yoksa birileri Türkiye'deki Müslümanları yanıltmaya mı çalışmakta?' diye düşünülür

Ki siyaset de, sultanlık da dine aykırı dünyalar olduğundan

Sultanları da baştaçı eden siyasetçilerin

'İnşallah, maşallah' demeleri durumu dine aykırılık oluşturması durumu da

'Acaba Türkiye'deki Müslümanlar mı yanılmakta

Yoksa birileri Türkiye'deki Müslümanları yanıltmaya mı çalışmakta?' diye düşünülmesine

Neden olur,

Durum ki Kuran harita gibi ise

Dini tanımlayan Din hadisileri de pusula gibidir

Yani dini tanımlayan Din hadisileri olmadan 'Din' diye doğru yere gidilmez

Öyle ki 'Din' diye, akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünya olan

Dine aykırı dünya olan siyasetin eline bile düşülebilir,

Din ezbere olmaz

Din gelenekle, görenekle, töreyle olmaz

Din dini tanımlayan Din hadisileri ile olur

Ancak okullarda din diye Din hadisileri'nin din tanımı değil

Mezhepçilik, tarikatçılık, cemaatçilik, gelenek, görenek, töre, siyasi yandaşlık

Bilimdışı, mantıkdışı, akıldışı şeyler öğretilmekte

Örnek ki sultanlar, sultanlık bile övülmekte,

Bilinmeli ki siyasetle yönetilen ülkelerde de

Siyasetçilerin 'İnşallah, maşallah' dediği ülkelerde de din doğru öğretilmiyor demektir

Çünkü zaten siyasetin kendisi dine aykırıdır,

Muhammed dünyaya boşuna gelmedi

Din hadisileri boşuna söylenmedi.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 4.12.22/03.54






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder